Hayal Kurmayı Unutmuşuz...

 Gidecek yeri özellikle şoföre söylemişizde yine yarı yolda bizi bırakmış gibi... Öyle bir kaybolmuşluk hissi. Hayal, yaşamak için insanın umut kaynağıymış meğer. Yoksulun bir tas sıcak çorbası gibi, ay sonu yatacak maaş günü gibi... Bunları yazarken kahve kupasında çorba içtiğimi farkettim. Lahana çorbası. Bu da bir umut çorbası işte bakarsınız fit oluruz ha ne dersiniz? Çok yanlış bir şekilde ama olsun hayalin yanlışımı olur değil mi? Az önce Gülayşe Kocak diye birini dinledim bir sohbette şöyle dedi ‘ mükemmeliyetin peşine düşmemek lazım, çünkü mükemmeliyet yaratıcı düşünmenin düşmanıdır’. Sanırım son zamanlarda duyduğum en doğru cümle ve hayallerimiz tam olarak burada çürümüş incir durağında iniyor. 

Yetişince çocuk gibi hayal kuramıyoruz çünkü mükemmel olmaya, herkes gibi olmaya çalışıyoruz. Peki herkes olmak neydi? Kime göre neye göre mükemmel bu insanlar? Çocuklar hep yaratıcı düşünür çünkü mükemmel olma çabaları yok. 

Çocukken en büyük hayalim cebimde taşıyabilecek bir televizyonumun olmasıydı. Yıl 1998-1999 yaş 6,7 falan. Her sabah o güzel uykuma kıyıp saat 6’da TV başına oturup pijamalarla çizgifilm izlerdim. Zaten 6 yaşında almışlardı televizyonu, o yaşa kadar annem her zaman ‘babanın maaşı yatsın alacağız’ derdi. O maaş 6 yılda anca yattı demek ki. Bu güzelim filmleri ne olurdu gittiğim heryere taşıyabilsem? Elimin avucumun içinde olsa. 13 yaşında bilgisayar kullanmayı öğrendim artık oradan da film izlenilebiliyor ve birde laptop diye bir şey varmış oooo artık keyfime diyecek yok. Olsun elimde değilde çantamda taşıyabilirim dedim. Ve sonunda taaa taamm adamlar hayalimi yapmış elimizde gece gündüz düşmeyen dünyayı bile avucumuzda izleyebileceğimiz cihaz yapmışlar. Akıllı telefonlar çıkmıştı.. Eee ama ben artık 6 yaşında değilim ki? Büyümüşüm! Ne olacak şimdi? Where is THE TAT TAT?

Yetişince neden hayallerim birer birer kayboldu diyordum. Meğersem gerçek olmuş ama nasıl olmuş sormak lazım. Biz hayata tutunmaya çalışırken tat vermemeye başlayınca her şey pes etmişiz... Hayalsiz bir geleceğe yüz tutmuş hayatlarda yüzmeye çalışıyoruz... Sonra yaşadığımız huzursuzluğa, bilinçsizliğe sendromlar diye adlandırıp üstünü kapatıyoruz. Ne sendromu çocuğum! Yaşama umudunun tükenme sebebi artık kuramadığın hayallerin!! 

Comments

Popular posts from this blog

Gunu Birlik Venedik!

İçimi döküyorum müsadenizle....morg, korona ve ben

Bir Hayal Kurup Kalkacaktim Aslinda...

Ukrayna'da Fiyatlar

Kimsin?

Pesime milleti taktim Norvec'e goturdum :)

Manchester'a Niye Geldim???

O Uçağa Neden Bindim?

Londra'da Yat Partisi

MiMLENDiM - Sinema ve Ben