2 günde Prag gezilir mi?

Tabi ki efendim neden gezilmesin? Ayak boşa mı verilmiş çok şükür yarabbi. Ha ne kadar gezebilirsin ya da ne kadar üşengeçsin orası sana kalmış bir şey. Ben bir buçuk günde gezdim. Günde sanırım 20km yapıp rekorumu kırdım. Doğum günü için kendi kendine haftasonu Prag bileti hediye eden tek manyak ben değilimdir inşallah. Ne yapsaydım yani yaşlanıyorum diye ağlasamıydım. 2 güne ne sığdıracağınız size kalmış. Ben ne kadar plansız çıkmayı sevsem de zaman kısıtlı olduğu için planlı çıkmanızı tavsiye ederim. Düşünsenize belki hayatınızda ilk ve son kez gidiyor olabileceğiniz bir yer olabilir.

 
 
 
Tuhafıma gidenler
  • Sakın tuvaletleri kullanırken elinizi etrafa vermeyin bence. Kirli görünmeyebilir ama birçok kadın WC lerini kullandım hiç mi kimse girip çıkarken elini yıkamaz ya. O kadar yemek yiyorsunuz iyyyy kusacağım düşünürken. Kim bilir ne pis ellerden yemek yedim dışardan. Çok dikkatimi çekti ya kapıyı vurup çıkıyorlar sanki musluklar süs amaçlı yapılmış.
  • Kadın kadına çok iltifat ediyor 😁 çok kez karşılaştım ama özellikle biri durup yanındaki kocasına ''aa baksana oyuncak bebek gibi, so sweet'' demişti. Tabii ki şımardım :)) şımarmayıp ne yapsaydım. Hatta sevilmek için Prag'damı yaşasam diye düşünüp sonra ne şaşmışsın, sevgiye bu kadar mı muhtacız kalk git evine Elif dedim.. WC sonrası elini yıkamayan yerde kalamam..
  • Bira ve su aynı fiyat hatta ucuzunu bile bulabilirsiniz. Bir şişe su Prag merkezde 25 Çek korunası iken 20-25 Çek korunasına bira var. Su yerine bira için böbrekleriniz çalışsın diyecektim de neyse WC girmek zorunda kalmayın 😂
  • Starbucks ve Mcdonalds larda her zaman priz bulamayabilirsiniz, ülke fakir mi yoksa cimri mi bilemedim.
  • Çok fazla dilenci var.
Güzellikleri
  • İnsanları çok sevecen çok sıcak kanlı ve yardımsever. Malum yabancı ülkeye gidince rahmetli Kemal Sunal'ın oynadığı filminde gibi köyden indim şehire havasını veriyorum ilk baş. Sonra kaybolduğumu belli etmemeliyim diyerek daha çok belli ediyorum. Yol tarif edenler hep bir yandan çıkıyor. Bu arada havalimanında inince information masasından gideceğiniz otelin ismini verirseniz halk taşıtları ile nasıl yolculuk yapacağınızın çıktısını veriyorlar bu çok işime yaramıştı, zaten herkes İngilizce anlatabiliyor ve bir çok yaşlı İnsanları da Almanca ve Rusça anlayabiliyor .
  • Sokaklarına bayıldım tam benlik renkleri mavi, pembe, beyaz ve gri mimari yapıları var. Getto sokakları ve çöp kutuları bile dikkat çekici.
  • Hemen hemen her yerde kurabiye çeşitleri satan ufak dükkanlar var minnoş şeyler. Çünkü Çek kurabiyeler meşhur olduğunu orada iken öğrendim. Bütün tekelleri de ufak ufak bina altlarında.




Gezebildiğim yerler
Google amca sağ olsun yoksa yolda kalırdım. İnternet paketinizin Avrupa'ya açık olması çok önemli bence. Her yere şehir içinde yürüyerek gittim tabanıma kuvvet çok şükür.

Dancing Houses -Vlatava nehrinin önünde bulunuyor. Dans eden evler diyorlar, bir bina diğerine yaslanır şekilde mimari yapısı var. Sanki bir kadın adamın kollarında gibi şeklini anımsatıyor. Bilgime göre içinde oda kiralayabiliyorsunuz gecesi 150-200 Euro dan başlıyor ve 7. katta Ginger&Fred lokantası var. Bir gün köşeyi dönersem anca o zaman girerim içine.


 
Charles bridge - dansçı evlerden sonra sağ tarafınızda binaları seyrederek sol tarafta nehrin harikalığını kadrajlayıp Charles köprüsüne yürüyebilirsiniz. Yol boyu Türk turistlerle karşılaşacağınız için İngilizceniz çok iyi olmasa da çok sorun olacağını sanmıyorum. Köprüye girmeden önce bir kebapçı dükkanı ile karşılaşabilirsiniz içi tıka basa dolu ve fiyatları diğer yerlere göre tabii ki pahalı çünkü koskoca Charles köprüsünün önünde kebabı açmış adamlar neden ucuz olsun dimi. Köprü girişinde sağda Karola heykeli var ve ismini bilmediğim kuşları omuzunuza verip fotoğraf çektirebiliyorsunuz. En tarihi Prag köprüsü olduğundan ve Prag kalesi ile Old City'i birbirine bağladığı için çok meşhur. Manzara bu köprüden harika gözüküyor ama çok kalabalık karınca gibi insanlar tıkış tıkış yürüyorsunuz. İçinde insan olmayan bir fotoğraf tutturursanız ne mutlu size ama imkansız sanırım. Üzerinde ortalama 30 heykel ve heykelcik var. Tarihini de artık siz araştırın canım hepsini bana bırakmayın.
Prague castle - Burada harika fotoğraf çekebilecek manzara var fakat hafta sonu gittiğim için çok kalabalıktı. Kaleye girişte polis kontrolünden geçiyorsunuz bir soymadıkları kalıyor gümrük memuru gibi ama polis amcaları da sevdim galiba hava güneşli diye herkes gözüme iyi görünüyordu. Kale turu satın alabiliyorsunuz ben almadım ama sanırım fiyatları 250 Çek korunası civarında başlıyor. Kale 9. Yüzyılda yapılmış, ben demiyorum internet diyor. Bütçenizi düşünüyorsanız su vs gibi gerekli içecekleri daha önceden almanızı tavsiye ederim çünkü kale içinde pahalı olabiliyor. Franz kafka müzesi, işeyen adam heykelleri ve dar sokaklar da kalenin etrafında bulunuyor. Buraların girişini ücretli diye duymuştum ama bir ücret ödemedim öyle bir şey ile karşılaşmadım. Kalenin içinde Çek cumhuriyeti başkanına ait bir ofis bulunuyormuş. Karar verdim başkan olmalıyım :))

Franz Kafkas müzesi ve işeyen adam heykelleri - o ünlü alman edebiyat yazarının müzesi, David Cerny'in yaptığı işeyen adam heykellerinin arkasında. Birde şirinmi şirin kurabiye dükkanı bulunmakta pembe pembe. Bu heykelleri ne akılla yaptı David bey diyecektim ki adamların işediği göl Çek cumhuriyetinin haritasıymış ve heykeller ünlü politikacıların sözlerini gövdeleri elektronik bır cihaz ile dönerek göle işeyerek yazıyorlar. Heykellerin yanında sms numarası varmış oraya attığınız mesajı da yazıyor. İlginç. Franz Kafkas müze gezisi 200 Çek korunasıydı sanırım ama müze içinde değil karşıdan satın alabiliyorsunuz.

Gingerbread müzesi - burası ufak bir dükkan tesadüf karşılaştım ama okadar tatlı şirin kurabiyeler var ki çocuk gibi içinde kayboldum. Hepsi el yapımı teker teker el emeği ile yapılan kurabiyeler.



Petrin Lookout Tower - en son buraya çıktım ve çıkana kadar anam ağladı desem yeridir. Güzel bir parkın içinde yokuşlu bir yoldan tepeye çıkıyorsunuz. Yokuş üzerinde bir duvara Einstein kafasını ve kafasını telefondan kaldırmaya iki insan resmi çizmişler sanırım içinde yaşadığımız asosyalleştirilmiş devri anlatıyor. Bu Petrin kulesini Eiffel kulesine benzetmişler. Çıkmaktan bir hal oldum zaten bütün gün yorulmuştum. Bir de bunun inişi var. Hava kararınca kurda kuşa yem olmamak için kaç ayet el kursi okudum acaba Allah bilir. Birde anatomıcal clock var onu da ayak üstü gezdim.

Nereleri gezemedim ve gezmek isterdim
  • Lenon Wall
  • Baby statues
  • Hanging man
  • Bellavista restaurant
  • Jew headquarters
  • Communism Müslüm
  •  Embriyo binası
  • Torture müzesinin içi
  • Antika arabalara binerim
Fiyatlar ve para birimi
1 İngiliz sterlini ortalama 26 Çek korunası ediyor. Otel fiyatları ortalama bed and breakfast 2 gecesine 70 sterlin verdim 75-80 Euro yapıyor sanırım. Toplu taşıtlarına aynı biletle binebiliyorsunuz 90dakikalık bir bilet alıyorsunuz o süre zarfında metro, tren, tramvay ve otobüslere binebiliyorsunuz ve bu sadece 32 Çek koruna ediyor bu da Londra'ya göre çok uygun. Duraklarda bilet makineleri var. Kahvaltılı otelleri tutmanızı tavsiye ederim çünkü tüm gün nerde ne yiyeceğim derdine girmiyorsunuz.

Bir daha gidecek olsam ne önlemler alırım? 
  • Para birimini önceden hesaplarım çünkü havalimanda adam elime koskoca 500 lük kağıt parayı koyunca daha ufağı yok mu deyip rezil oldum.
  • Bisiklet kiralardım ve daha çok gezerdim. Citybike var ordan kiralayabiliyorsunuz.
  • Çek sözlüğü telefona yüklerim ya da cep sözlüğü alırım çünkü yol tabelaların İngilizcesini yazmamışlar. Prag kalesi dibimdeyken araya durdum.
  • Petrin kulesine daha erken çıkarım ve çıkmadan önce termosta içecek taşıyıp tepede biraz oturup kafa dinlerim. Bu arada inişte sihirbaz yapan bir yer var içine girebiliyorsunuz. Sihirbaz sevenlere duyurulur.
  • Kesinlikle düzgün bir fotoğraf makinesi ile giderim ve taşınabilir şarj aleti taşırım.
Neyse işte ben böyle gezdim. Bunlar hatırlayıp da yazdıklarım. Daha fazla bilgi için instagram hesabımdan @ellysjourney_ ulaşabilirsiniz. Bol gezili günleriniz olsun...!

Comments

Popular posts from this blog

Hakkımda 3 - Korkularım/Hobilerim & Blog açma sebeblerim

Manchester'a Niye Geldim???

Ah Şu Düğün Çileleri...

Kimsin?

Pesime milleti taktim Norvec'e goturdum :)

O Uçağa Neden Bindim?

Polonya’ya Hos Gittim

Hakkımda 1 - İstanbul ve Çocukluğum

Bir Hayal Kurup Kalkacaktim Aslinda...

Mutluluk...